Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
kadılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kadı olma durumu

2. Kadının görevi

3. tarih , tarih , tarih , tarih , Bir kadının davalarına baktığı il sınırları içindeki bölge

Örnek:

1. Galata kadılığı.

1. Galata kadılığı.


kadim

İlgili Kelimeler:

kadim dost, Kelam-ı Kadim

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Başlangıcı olmayan, eski, ezelî

Örnek:

1. İki hanım arkadaş rastlaşıyorlar, birbirinden saklısı gizlisi olmayan iki kadim arkadaş.

1. İki hanım arkadaş rastlaşıyorlar, birbirinden saklısı gizlisi olmayan iki kadim arkadaş.


Lisan : Arapça ḳadīm

kadim dost
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Eski dost


kadimî
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Sürekli


Lisan : Arapça ḳadīmī

Telaffuz : kadi:mi:

kadın

İlgili Kelimeler:

kadınana, kadın avcısı, kadın başına, kadın berberi, kadınbudu, kadındüğmesi, kadınevi, kadıngöbeği, kadın hareketi, kadın hastalıkları, kadın kadına, kadın kadıncık, kadınnine, kadın terzisi, kadın ticareti, kadıntuzluğu, kadınlar hamamı, ana kadın, ayşekadın, bohçacı kadın, genel kadın, kiralık kadın, kötü kadın, temizlikçi kadın, yazıcı kadın, bilim kadını, ev kadını, hayat kadını, iş kadını, Osmanlı kadını, salon kadını, sokak kadını

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen

Örnek:

1. Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler.

1. Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler.

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Hizmetçi bayan

4. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Bayan


kadın avcısı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kadınları baştan çıkaran erkek


kadın başına
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Tek başına kadın olarak


kadın berberi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kadınların saçını kesen ve saç tuvaleti yapan berber, kuaför


kadın hareketi
Anlamı:

1. isim , isim , toplum bilimi , toplum bilimi , isim , isim , toplum bilimi , toplum bilimi , Feminizm


kadın hastalıkları
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Kadın cinsel organlarını ve bunlarla ilgili hastalıkları inceleyen bilim dalı, nisaiye, jinekoloji

2. Hastanelerde kadın hastalıkları ile ilgili bölüm


kadın kadına
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Yalnız kadınlar arasında, kadınlar baş başa


kadın kadıncık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hanımefendi, terbiyeli, ağırbaşlı kadın

2. zarf , zarf , zarf , zarf , Hanımefendi, terbiyeli, ağırbaşlı bir biçimde

Örnek:

1. Kocası marangozdu, sabahları çok erken giderdi. Onun arkasından, hemen kadın kadıncık temizliğe başlardı.

1. Kocası marangozdu, sabahları çok erken giderdi. Onun arkasından, hemen kadın kadıncık temizliğe başlardı.


kadın olmak
Anlamı:

1. kızlığını yitirmek

2. kadın kocasını, evini iyi yönetmek


kadın terzisi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kadın giysisi diken terzi


kadın ticareti
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kız çocukları ile kadınların gizlice kaçırılarak veya doğrudan para karşılığında satılması

Örnek:

1. Kadın ticaretinin bu kadar serbestçe yapıldığı bir yer daha bulmak mümkün değildi.

1. Kadın ticaretinin bu kadar serbestçe yapıldığı bir yer daha bulmak mümkün değildi.


kadınana
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Deneyimli, yaşlı, saygı gösterilen kadın

Örnek:

1. Adlarına kadınana denilen Havva kızlarını biricik can yoldaşı olarak gösteriyordu.

1. Adlarına kadınana denilen Havva kızlarını biricik can yoldaşı olarak gösteriyordu.


Telaffuz : kadı'nana

kadınbudu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yumurtaya bulanarak yağda kızartılan bir tür pirinçli veya bulgurlu köfte

Örnek:

1. Yarım dilim ekmeğin üzerine bir kadınbudu koyup getireyim mi?

1. Yarım dilim ekmeğin üzerine bir kadınbudu koyup getireyim mi?


Telaffuz : kadı'nbudu

kadınca
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kadına özgü

Örnek:

1. Bu öykü kadınca duyarlıklarla bezenmiş.

1. Bu öykü kadınca duyarlıklarla bezenmiş.

2. zarf , zarf , zarf , zarf , (kadı'nca) Kadına yakışır bir biçimde, kadıncasına


kadıncağız
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kendisine şefkat ve acıma duyulan kadın

Örnek:

1. Mazlum ve mütevekkil, kadıncağız çıkıp gitti.

1. Mazlum ve mütevekkil, kadıncağız çıkıp gitti.


kadıncasına
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Kadınca


Telaffuz : kadı'ncasına

kadıncık

İlgili Kelimeler:

kadın kadıncık

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kadınlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz


kadıncıl
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Zampara


kadındüğmesi
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Süs bitkisi olarak yetiştirilen, düğme biçiminde çiçek açan otsu bir bitki


Telaffuz : kadı'ndüğmesi

kadınevi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yoksul, mağdur veya başka bir özelliği dolayısıyla muhtaç durumda kalan kadınların geçici olarak barındıkları yer


Telaffuz : kadı'nevi

kadıngöbeği
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kızartılarak yapılan, ortası çukurca, bir tür yumurtalı hamur tatlısı


Telaffuz : kadı'ngöbeği